Hande Yener 2000 yılında solo kariyerine başladığında o dönemde herkesin şarkı aldığı Altan Çetin'in şarkılarından oluşan bir ilk albümle çıkmıştı karşımıza. Ancak şarkı seçmedeki başarısı kendini daha o zamandan göstermişti, aynı isimden şarkılar alan İzel düşüşe geçerken Yener hızla yükseldi. "Yalanın Batsın" ve "Bunun Adı Ayrılık" şarkıları her yerdeydi. Takdir edenlerin yanı sıra "Bu kız bir albümlük bir balon, kalıcı olamaz" diyenler de hiç az sayıda değildi ve Hande Yener onlarla dalga geçer gibi "Senin aşkın balondu söndü" dizeleriyle meşhur "Sen Yoluna Ben Yoluma" ile geldi bu kez. Şarkının tutacağını daha albüm çıkmadan Hande Yener'in Kenan Doğulu'nun Bodrum'daki bar programında sahneye çıkıp ilk kez şarkısını seslendirdiğinde anlamıştım. İstanbul'a dönünce "Hande'nin yeni şarkısı çok tutacak" demiştim eşe dosta. Aynen öyle oldu, Altan Çetin'in yanı sıra Alper Narman - Fettah Can ikilisiyle de çalıştığı ikinci albüm ilkinden de başarılı olmuştu. "Sen Yoluna Ben Yoluma", "Şansın Bol Olsun", "Duyduk Duymadık Demeyin", "Küs" gibi şarkılarıyla 2002 yazını zirvede geçirdi. Bu albümde "Üzgünüm O Kadın Ben Değilim" ve "Bana Olanlar" gibi benim en sevdiğim 10 Hande Yener şarkısı arasına rahatlıkla girebilecek düzeyde şarkılar da vardı. Alper Narman ve Fettah Can da piyasasının en popüler bestecileri arasına girdi bu albümün başarısıyla. Öyle ki, Levent Yüksel, Işın Karaca ve Nilüfer bile onlardan şarkı almaya başladı. 2004'te bu kez "Aşk Kadın Ruhundan Anlamıyor" ile karşımıza çıktı Hande Yener. Artık diğer şarkıcılara verdiği şarkıları tutmasa da Altan Çetin'in şarkıları yine Hande'ye yaradı ve şarkıcı "Acele Etme", "Kırmızı" ve "Acı Veriyor" ile bir kez daha zirveye oturdu. Alper Narman - Fettah Can ikilisiyle yola devam eden Yener, bu kez daha elit bir kesime hitap etmek istiyordu. "Armağan" şarkısında iki yıl asistanlığını ve vokalistliğini yaptığı Sezen Aksu ile çalıştı ve esas şaşırtıcı hareketi Mete Özgencil'den şarkı alarak yaptı. "Hoşgeldiniz" isimli şarkı ile yeni bir kitle arayışının ilk ipuçlarını verdi. Albümde "Bu Yüzden" isimli yorumcunun diğer şarkılarından ayrılan bir şarkı da vardı. Daha önceki albümlerde de alternatif tatta şarkılar vardı ama bunlar kliplendirilmemişti, oysa ki bu kez en güzel klipler bu şarkılara çekilmişti. Sanki farklı bir tarza kayma hazırlığı vardı Hande Yener'de...
Aynen öyle oldu ve Hande Yener sessiz sedasız bir hazırlık döneminin ardından 2006'da tarzını tamamen değiştirerek nağmelerden arındırdığı yorumuyla, tamamen batılı bir sound ile karşımıza çıktı. Adeta sihirli bir değnek değmiş gibiydi. Albümün ismi de değişimi tanımlıyordu: "Apayrı"... Çıkış şarkısı "Kelepçe" o kadar büyük ilgi gördü ki albüm belirlenen çıkış tarihinden birkaç gün önce piyasaya sürüldü. Herkes şaşkındı, profesyonel yaşamına mağazada satış temsilcisi olarak başlayan bir kadının bu kadar başarılı olmasına ve para kazanmasına rağmen bu kadar radikal bir değişikliğe gitmesi üstelik Erol Köse gibi ticari odaklı bir yapımcıyı da buna ikna edebilmesi takdir topladı. Önceki albümde bir şarkı aldığı Mete Özgencil'in şarkıları bu kez albümün omurgasını oluşturmuş, Ertuğ Ergin, Erdem Kınay ve Bülent Aris'in şarkıları da yapıyı tamamlamıştı. Öyle ki Avrupa'da bir dergide yılın en iyi albümleri listesinde 17. sırada "Apayrı" bulunuyordu. "Kim Bilebilir Aşkı", "Yola Devam", "Apayrı", "Nasıl Zor Şimdi" gibi Türk pop müzik tarihinin yüz akı çalışmaları bu albümdeydi. Eski tarzıyla yeni tarzını barıştıran "Aşkın Ateşi" şarkısı da dinleyiciyi yeni tarzına alıştırma vazifesi gördü ve bu şarkı da çok sevildi.
Hande Yener elektronik altyapılı müzikte ciddi bir eksiklik olduğunu gördü. Yıllar önce Tuğçe San ve Deniz Arcak ucundan denese de tam anlamıyla elektronik altyapılı müzik yapan bir sanatçı yoktu. Tam da bu düşünceyle bu kez de "Apayrı" albümündeki sound'u ile elektronik müziği birbirine yaklaştıran bir çalışma yayınladı: "Hande Maxi". Bu mini albümde "Apayrı" albümündeki bazı şarkıların yeni elektronik düzenlemeli versiyonlarının yanı sıra üç tane de yeni şarkıya yer verdi. Bu üç Erdem Kınay şarkısı Hande Yener'in elektronik müzik serüveninin başlangıcı oldu. Klip çektiği "Biraz Özgürlük" belki de Türkiye'de bugüne dek yapılmış en iyi 5 elektronik altyapılı şarkıdan biridir. Artık tarz iyice değişmişti, öyle ki eski tarzında çoğu şarkısında imzası bulunan ve hala çalıştığı Alper Narman'ın bile ismi değiştirildi, şarkıları Boaz Aldujeli takma adıyla yazmaya başladı. Yaptığı güzel başlangıcı 2007 ilkbaharında yayınladığı ve Erol Temizel'le hazırladığı "Nasıl Delirdim?" albümüyle tamamlayan Hande Yener "Kibir", "Romeo", "Nasıl Delirdim", "Ne Yaparsın" gibi birbirinden iddialı hitlere imza attı. Geri adım atmak bir yana sürekli daha da ileri giderek herkesin takdirini kazandı.
Ancak bu albümden sonra Hande'nin bir şekilde dengesi bozuldu. Cesaretini kıskanıp laf eden popçulara hiç aldırmayıp onları daha da çıldırtmak varken, ukalaca ve ağır cevaplar vermeyi tercih etti. Konuşan konuşsun duymam ben diye bir star tavrı göstermek varken, bütün polemiklerin içinde yer aldı. Ve yavaş yavaş halkın antipatisini kazanmaya başladı. Kendini ispat derdine düşen sanatçı daha bir yıl bile geçmeden "Hipnoz" albümünü yayınladı. Daha önce cesaretini takdir eden müzikseverler uçuklaşan imajını ve artık birbirine benzemeye başlayan şarkılarını beğenmedi ve geri çekilmeye başladılar. Başarısız bir klip ve Erol Köse'den kavgalı gürültülü bir ayrılıkla "Hipnoz" macerası sona erdi.
Hande Yener Avrupa Müzik'le anlaşma imzaladı ve hemen yeni albümünün hazırlıklarına başladı. Kemal Doğulu için hazırlanan şarkılardan ve Erol Temizel'in yeni yaptığı şarkılardan alelacele bir şarkı listesi oluşturuldu ve stüdyoya girildi. Bu kadar aceleye gelmesine rağmen "Hayrola", "Narsist", "Ok Yay" ve "Deliler" gibi güçlü hitler barındıran albüm fiziksel satışlarda fazla bir başarı elde edemese de Hande Yener'in konumunu birazcık toparladı. Ancak insanlar yine birbirine benzeyen şarkılardan şikayetçiydi. Sürekli değişim ve yenilikten dem vuran bir sanatçı büyük bir tarz değişiminden sonra o yeni tarzın içinde sürekli kendini tekrar ederek çelişkili bir strateji sergiliyordu. Hande Yener Avrupa Müzik'le bir türlü frekans tutturamadı. Bir sonraki albümünde yeniden pop şarkılar söylemesini isteyen yapımcılarıyla da kısa zamanda ters düştü. Uzun süre ikinci klip çekilmedi, Hande Yener iyice gündemden düştü, konser sayıları ciddi oranda azaldı ve sanatçı mali bir krizle burun buruna geldi.
İşte son günlerde duyduğumuz haberler de bunların sonucu. Sonunda başka çare olmadığına karar verip yeniden pop söylemek istediğini söyledi Beyaz Show'da. Sonrasında katıldığı televizyon programlarında da hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde tekrarladı kararını. Madem sonunda Avrupa Müzik'in dediğine gelecekti, o halde Hande Yener neyin kavgasını vermişti, niye kanlı bıçaklı olmuştu şirketiyle? Madem eski tarzına benzer işler üreten şarkıcıların kulvarına geri dönecekti neden bu kadar iddialı ve ağır konuştu son senelerde?
Son durum şu, Hande Yener iki yıldır küs olduğu Alper Narman'la barıştı ve yeni albümünde Narman'ın yanı sıra son dönemde birçok popüler şarkının altında imzası olan Sinan Akçıl'dan da üç şarkı aldı. Yani "Kırmızı" dönemindeki tarzına dönmeyecek "Apayrı" tarzına yakın bir şey yapar diyen hayranlarını da hayal kırıklığına uğratacak gibi gözüküyor. Üstelik hazırladığı bu yeni albümü Erol Köse'den çıkaracağı, şimdilik bu durumu Avrupa Müzik'le mahkemelik olduğu için sakladığı söyleniyor piyasada. Tek beni avutan gelişme Genco Arı ile de barışması. Aranjeleri onun yapması kalitesiz bir sound çıkmasını büyük ölçüde engeller diye düşünüyorum. Ancak Hande Yener gerçekten ne yaptığını bilmiyormuş gibi bir izlenim veriyor, yıllardır karşılıklı ağır sözler sarfettiği Demet Akalın'la barıştı, yetmedi birlikte yeni bir şarkı yaptılar. İnsan ilişkileri açısından barışmaları çok hoş ancak zamanında müziğini bu kadar ağır eleştirdiği biriyle düet yapması da neyin nesi? Gündeme gelmek, para kazanmak için bir sanatçı nasıl bu kadar taviz verebilir ve nasıl kendisine gösterdiği cesur tavır nedeniyle destek olan insanları bu kadar hayal kırıklığına uğratabilir?
Şimdi ne olacak söyleyeyim; Demet Akalın'la yaptığı şarkı güzel olsa da olmasa da magazin basınının da bol bol haber yapmasıyla ilgi çekecek, hazırladığı pop albümü de eğer şarkıları çok kötü değilse yine bol bol yazılıp çizilecek, Hande Yener ekstradan ekstraya koşacak. Peki ya sonra? Benim görüşüm o ki; Hande Yener'in eski kitlesinin bir kısmı küskün kalacak ve Yener'e prim vermeyecek, yeni kitlesini zaten şimdiden kaybetti, geriye yine sadece fan klübü kalacak. Kısa vadede kazanç artıran bir karar olsa da uzun vadede Hande Yener'in bitişini hızlandıracak gibi görünüyor.
Keşke Hande Yener sorunun tarz değiştirmesi değil, arka arkaya aynı besteci ve aranjörün imzası bulunan şarkılar seslendirmesi olduğunu anlayabilseydi ve keşke bu barış sürecini ona kariyerinin en kaliteli işlerini sunan Erdem Kınay'la başlatsaydı, yeniden çok güzel, kaliteli bir albümle karşımıza çıkabilseydi. Hande Yener'i değişim sürecini başlattığında en çok takdir edenlerden ve destekleyenlerden biri olarak, yeni süreci üzüntüyle ve kızgınlıkla izliyorum. Dilerim Hande Yener hepimizi şaşırtır ve çok iyi işlerle karşımıza çıkmaya devam eder.
Editörden: Hande Yener Nereye Koşuyor?

Digg
Del.icio.us
Slashdot
Furl
Yahoo
Technorati
Newsvine
Googlize this
Blinklist
Facebook
Wikio

.jpg)







.jpg)